İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım pdf oku indir

3
İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım pdf oku indir

İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım pdf oku indir, kitap özetleri sitemizde Dünya Tarihi Kitapları türünde çıkarılan İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım kitabını paylaştık. 1064 sayfadan oluşan İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım kitabının yazarı ise Amy Singer‘dır. Ciltsiz kapağa sahip olan İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım oku indir. İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım pdf indir yandex, İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım pdf indir idefix, İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım PDF indir drive indirme linkleri yazımızda..

İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım Pdf indir

İnsan ve Toplum Dizisi Seti 4 Kitap Takım Kısa Özet

İyilik Yap Denize At – Müslüman Toplumlarda Hayırseverlik

“İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir!”

İslam inancı on dört yüzyılı aşkın bir süredir hayırseverliği vaaz ediyor olmasına rağmen İslamiyet tarihi bu bakış yönünden aşağı yukarı hiç araştırılmadı.

Oysa sultanların, servet sahiplerinin, hatta orta halli bireylerin hayır için kurduğu vakıflar her çağda Müslüman toplumları ve kültürleri şekillendirmişti. İslamiyetin doğuşundan şimdiye kadar tarihsel koşulların, toplumsal statünün, toplumsal cinsiyetin, yaşın ve bir çok diğer faktörün dini ideallerle etkileşim içinde hayırseverliğin bir çok şekilini yarattığını göze çarpıyor.

Yazar bu kitabında Müslüman toplumlardaki hayırseverliğin temel kavram ve kurumlarını açıklıyor, toplumun her katmanında süregelen gönüllü faaliyetleri anlatıyor. Yazılı metinleri, yapıları, imgeleri ve objeleri tercih ederek hayırseverliğin ardındaki güdüleri, varsılı ve yoksulu nasıl etkilediğini ve bunun nasıl siyasi yaşamın bir parçası olduğunu gösteriyor. Kitabın birinci bölümü zekâta yakında zamandan bakıyor.

İkinci bölümde, Müslümanların yaşamında mühim bir yer tutan gönüllü hayır işlerine vesile olan günler ve Müslüman dünya çapında hayır işinin herhalde en belirgin ve tanınmış şekli olan vakıflar irdeleniyor.

Üçüncü bölümde ise bağış alanların bağışların şekillenmesindeki rolünü anlamaya ve hayır işinin tesirini değerlendirmeye çalışılıyor.

Dördüncü bölümde bağış alanların en büyük grubu olan yoksullarla muhtaçlar ele alınıyor.

Nihayet beşinci bölümde devlet ile sivil toplum örgütleri yahut özel kuruluşların toplumsal refah bölgesindeki katkıları tartışılıyor.

İslam toplumları tarihinin hayırseverliğin prizmasından bakılarak yeniden okunması, yönetimler ile yöneticilerin rolü, bireysel ve toplumsal sorumluluğun mahiyeti, dini öğretinin gücü, ailenin ve daha kapsamlı hanelerin yapısı ve işlev tarzı; akrabalar, komşular ve yabancılar arası bağlantılar; cinsiyetin bireysel roller ve statü üzerindeki derin etkisi ve servetin uygun kullanımına ilişkin tutumlara dair yeni bir perspektif sunuyor.

Osmanlı tarihi profesörü Amy Singer`in Türkçe yayına giren diğer eserleri Kadılar, Kullar, Kudüslü Köylüler (Tarih Vakfı, 1996) ve Osmanlı`da Hayırseverlik Kudüs`te bir Haseki Sultan İmareti (Tarih Vakfı, 2004).

Rodos Müslümanları (Selam Gazetesi 1926-1936)

Rodos Trablusgaro savaşı sonucu İtalya`nın eline geçene kadar 390 yıl Osmanlı toprağı olarak kaldı. İtalyan zamanında, Adanın ikinci büyük nüfus grubunu oluşturan İslam cemaati azımsanmayacak sayıda esnaf kitlesine sahipti, yani Müslümanlar Rodos ekonomisinde mühim bir yer teşkil ediyordu.

İslam cemaati adanın yeni hakiminin koyduğu kurallara uyuyor ve getirdiği yenilikleri benimsiyordu. 1923`de Mario Lago gibi ılımlı bir birinin On iki Adalar valiliğine tayin edilmesi Rodos Müslümanlarının, İtalyan hakimiyeti altında, dini ve kültürel olarak en özgür dönemlerinin başlamasını sağladı. 1926`ya gelindiğinde Lozan anlaşması gereğince Yunanistan Müslümanları mübadeleye tabi tutulurken Rodos Müslümanları zor bir tercihle yüz yüze kaldı.

Müslümanlar İtalyan toprağında yaşadıkları için zorunlu mübadeleye tabi değillerdi ama onlara seçim yapma hakkı tanınıyordu. İsterlerse Türk vatandaşlığını seçip Türkiye`ye gidebilirler yahut İtalyan vatandaşlığını seçip Rodos`ta kalabilirlerdi. Müslüman nüfusun seçimle vazifeye getirdiği İslam Cemaati Heyeti sayıları geçmişe göre zaten azalmış olan Müslümanların adadan gitmesini istemiyor, Müslümanların bu hususta ortak bir karara ulaşmasını savunuyordu. Bu sıralarda Rodos`ta üç gazete yayınlanıyordu. Bunların ikisi Rumlara aitti. Diğeri ise İtalyancaydı. Müslümanlar yönetimin kararlarından zamanında haberdar olamadıkları gibi, tercih hakkı gibi bir hususta ortak fikir oluşturamıyor, Türkiye`nin ve İtalyan hükümetinin tutumundan haberdar olamıyordu. Bu da Türkçe bir gazete gereksinimini görülmektedirıyordu. Bunun yanı sıra Türkiye`deki inkılaplar adadaki eğitimli Müslümanların dikkatini çekiyordu. Bu eğitimli kesim, Müslümanların artık kendi içine kapanık halinden kurtulmasını istiyordu. Nihayet 1926`da çok ihtiyaç duyulan Türkçe bir gazete için öğretmen Mehmet Kadri`nin vali Mario Lago `ya yaptığı izin başvurusu kabul edildi ve İslam cemaatinin resmi yayın organı Selam yayınlanmaya başladı. Lakin gazetenin editörü Musevi Cemaati başkanı Hizkia Franko`ydu ve yazar kadrosunun mühim bir kısmı da Musevi cemaatine mensuptu. Yani gazete Rodos Müslümanları kadar Rodos Musevilerine de ulaşmayı amaçlıyordu. İşte bu kitap 1926 ve 1936 içinde çıkmış olan bu enteresan gazetenin ışığında Rodos Müslümanlarının 10 yılını anlatmaya çalışıyor.

 Osmanlı Dünyasında İhtida Anlatıları

15.-17. yüzseneler. Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda. Sultanın topraklarında muazzam bir gayrimüslim topluluk yaşıyor, Osmanlılar da bu topluluk içinden İslamiyeti kabul edecek olanlara zengin fırsatlar sunuyor. İhtida edenlerin, yani Müslüman olanların sayısı gitgide artınca din değiştirmek cemaatler içinde tartışmalara yol açıyor.

Müslüman ve Müslüman olmayan Osmanlı yazarları öte yandan cemaatlerinin sınırlarını tanımlarken, öte yandan da kendi dini ve siyasi gündemleriyle uğraşıyorlar. Tarihçi Tijana Krsti?`e göre, İslamiyeti kabul edenlerle alakalı hikayelerin üretilmesi ve yaygınlaşması, 16.-17. yüzsenelerda Osmanlı emperyal kimliğinin ve Sünni Müslüman bakış açısının dile getirilmesinde büyük bir önem elde etmişti. Krsti?, Osmanlıların ihtida ve mühtediler karşısındaki tavırlarının geçirdiği evrimi Akdeniz ülkelerindeki dini eğilimlerin, bunun bunun yanında Osmanlıların hem Habsburglar hem de Safevilerle yarışınin çerçevesine oturtuyor, yeni kaynaklarında peşinde koşarak bireyler, cemaatler, yerel ve merkezi yetkililer içindeki ilişkilerin din değiştirme sürecini nasıl etkilediğini gözler önüne çıkarıyor. Tijana Krsti? Budapeşte`deki Orta Avrupa Üniversitesi Ortaçağ Araştırmaları Bölümünde öğretim üyesi.

İmam Hatip Okulları

Laik eğitim sisteminde en belirgin istisnayı temsil eden imam hatip okulları bugün hayli tartışmalı bir konumda yer alıyor. Her ne kadar bu okullardaki öğrenci sayısı toplam öğrenci rakamının yüzde 8`ini oluşturuyor olsa da, çok sayıda meclis üyesinin imam hatip mezunu oluşu, son senelerda milli eğitim, adalet ve içişleri bakanlıklarında imam hatip mezunlarının mühim mevkilere gelişi bu okulları Türkiye`de İslamcılık, laiklik ve modernite tartışmalarının odağına yerleştiriyor.

Okullar, özellikle Türkiye`nin laik ve muhafazakâr dindar olarak nitelendirilen kesimleri içinde görüş ayrılıkları yarattı. Laik kesimin çoğunluğu, imam hatip mezunlarının fakat yüzde 15`i din görevlisi olduğundan, bu okulların din görevlisi eğitme amacından, cumhuriyetin temel ilkelerini çiğnemeye çalışan, tek tip bireyler yetiştirme amacına savrulduğuna inanıyor.

Bunun yanı sıra, bir çok muhafazakâr dindar ise, imam hatip okullarını, öğrencilerin eğitimlerine devam ederken İslami kaideleri de öğrenebildikleri kurumlar olarak destekliyorlar. Bu kitap, imam hatip okullarının genelde Türkiye`deki İslami hareketi destekleyen, özellikle de iktidardaki partinin gücünü ve yeni koşullara uyum sağlama kabiliyetini şekillendiren, kilit kurumlardan biri olduğunu öne sürüyor. Doktora tezi olarak ele alınan bu çalışma imam hatip okullarının işleyişinden, öğrencilerinin gündelik yasayışlarına ve mezunlarının siyasi fikirlerine kadar uzanan ayrıntılı bilgi ve görüşler içeriyor.

Bir cevap yazın