Datça’da Bir Aşk Hikayesi pdf oku indir

4
Datça’da Bir Aşk Hikayesi pdf oku indir

Datça’da Bir Aşk Hikayesi pdf oku indir, kitap özetleri sitemizde Roman türünde çıkarılan Datça’da Bir Aşk Hikayesi kitabını paylaştık. 208 sayfadan oluşan Datça’da Bir Aşk Hikayesi kitabının yazarı ise Arif Öğütçü‘dır. Ciltsiz kapağa sahip olan Datça’da Bir Aşk Hikayesi oku indir. Datça’da Bir Aşk Hikayesi pdf indir yandex, Datça’da Bir Aşk Hikayesi pdf indir idefix, Datça’da Bir Aşk Hikayesi PDF indir drive indirme linkleri yazımızda..

Datça’da Bir Aşk Hikayesi Pdf indir

Datça’da Bir Aşk Hikayesi Kısa Özet

Kafasındaki düşünceler iyiden iyiye şekillenmeye başlamıştı bu aralar, çok kafa yoruyordu. Kendisini bu kararı acilen uygulamaya içten içe iten abartılı bir duygusallıkla doluydu. Daha önce ballandırılmış hikayeler duyup dinlemişlikleri olmuştu çokça. Ama *çok da mühim değil* geçiştirmelerinden öteye gidememişti. Hayatın rutin bahanelerinden bolca biriktirmişti ne de olsa. Hem sıkardı onu huzurun aşırısı ama yine de denemeye değerdi.

Bir akşam Otogar ’da otobüsün kalkacağı saati beklerken buldu kendisini. Ertesi günün sabahında adeta yeni keşfedilen bir gezegene ayak basmıştı. Valiz tekerleklerinin parke taşlı yolda çıkardığı tıkırtılar eşliğinde hafif yokuştan aşağıya doğru yürümeye koyuldu. Ara sokakları içine sindire sindire, uzun uzadıya dolaştı. Bu kısa gezinti senelerdır içinde uyanmayı bekleyen duyguları canlandırmıştı. *Mekânım Datça olsun* diye boşuna dememişti büyük Şair Can Yücel. Zaten ünlü bilgin Strabon’un *Tanrı çok sevdiği kulunu uzun ömürlü olsun diye Datça’ya gönderirmiş* sözü de bunu doğruluyordu. Bu sözler haklı ve gerçekçi bir tanımlamaydı. Hem de Datça’nın tek başına bir reklamıydı.

İşte orası, tam da burasıydı. Son zamanlarda çok fazla rastladığı bir sloganı hatırladı. *Acelen varsa ne işin var Datça’da* Hem de çok doğruydu. Çünkü Datça yaşamın son derece yavaş aktığı olağan üstü bir yerdi. Bozulmamış doğasıyla ve doğallıklarını halen yitirmemiş insanlarıyla. Buluşacakları kafenin tabelasını gördüğünde yol yorgunluğunun tadını çıkarmaya gelmişti sıra. Ağaçların altında sıralanmış masalar şimdiden yarı yarıya dolmuştu. Dalların arasına gerili kablolardan kocaman ampuller sallanıyordu. Arka fonda çalan enfes şarkılar kulaklarını okşuyordu. Öyle sıradan değildi hiçbirisi. Sahile bakan bir masaya ilişti ve etrafı şöyle bir süzdü. Böylesine büyülü bir ortamın yarattığı atmosfer günün hemen ertesinde yaşayacaklarının adeta provasıydı. Yeni bir aşka yelken açmak isteyip de bir türlü bulamadığı o rüzgar hafiften esmeye başlamıştı…

Bir cevap yazın